Memeliler
Afrika Cüce Keçisi
Alageyik (Yağmurca, Sığın)
Anadolu Yaban Keçisi
Aslan (Afrika aslanı)
Asya Fili
Benekli Sırtlan
Bengal Kaplanı
Boz Ayı
Ceylan
Evcil eşek
Evcil tavşan
Gri Kurt
Güney Afrika Antilobu
Haflinger Atı
Halka Kuyruklu Koati
Halka Kuyruklu Lemur
Hipopotam, Su Aygırı
Kamerun Koyunu
Kızıl Geyik
Kobay Gine Domuzu
Lyle'nin meyve yarasası
Marmoset Maymunu
Merkat (Mirket)
Mona Maymunu
Puma, Dağ Aslanı
Siyah Makak
Tek Hörgüçlü Deve
Vaşak (Avrasya Vaşağı)
Vervet (Yeşil Maymun)
Yer Sincabı
Zebra
Zürafa
   Sınıflar
Memeliler
Kuşlar
Sürüngenler
Memeliler

İzmir Doğal Yaşam Parkı'nda 35 tür memeli barındırılmaktadır. (Mart 2014)

Memeliler listesindeki tür ismini tıklayarak türlerle ilgili ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Her türün sayfasında türle ilgili bilimsel açıklamalar ve dünya üzerindeki dağılımları ile ilgili bilgiler yer almaktadır.

Hayvanlarımız bölümünde parkımızdaki her hayvanla ilgili olarak ayrıntılı bilgilerin yanı sıra
“Koruma Durumu” da yer almaktadır. Buradan hayvanların nesillerin tehlike durumlarına da ulaşabilirsiniz.

Memelilerin Başlıca Özellikleri

Memeliler sınıfı hayvanlar alemi içerisinde omurgalılar alt şubesinde yer alır.

Dişiler yavrularını meme bezlerinin salgıladığı sütle besler.

Memelilerin diğer ayırt edici özelliklerinden başlıcaları deri türevi olan kıllar, alt çenenin kafatasına eklenme biçimi, kalp ve akciğerleri karın boşluğundan ayıran kaslı bir diyaframın varlığı, yalnız sola dönen aort yayının bulunması, olgunlaşmış alyuvarların çekirdeksiz oluşudur.

Dünya üzerinde yaklaşık 4500 memeli türü bulunur. Bunların 200 kadarı Avrupa’da görülebilir, Türkiye ise tek başına yaklaşık 170 memeli türü barındırmaktadır. (2011 yılı itibariyle 169 tür kaydı vardır)

Memelilere has özelliklerin başında deri salgı bezlerinin bulunması gelir. 3 tip deri salgıbezi vardır:
kılları temizleyen yağ bezleri;
ter salgılayan ve hem boşaltımda hem de beden ısısını düzenlemede rol oynayan ter bezleri;
yavruların beslenmesini sağlayan süt bezleri.
Ayrıca memelilerde çok sayıda boynuzsu oluşuma rastlanır: pullar, tırnaklar, toynaklar, boynuzlar; Kıllar kürkü oluşturur; kürkün bulunması bu hayvanların sıcakkanlı olmasını sağlar.

Beslenme davranışlarında görülen özelleştirme diş oluşumunu da belirler. İlkel memeliler kesmeye ve koparmaya uyarlanmış dişleri uzun ve sivri uçludur. Otçulların özelleşmiş yan (azı) dişlerinde karmaşık değme yüzeyleri ve genişlemiş taç bölümü dikkat çeker. Ayrıca bu dişler aşınmanın etkilerini değişik yollardan en aza indirecek özellikler taşır. Genel olarak memelilerin çoğu heterodonttur ve hepsi de alveollü 3 çeşit dişleri vardır: kesici dişler, köpek dişleri, azı dişleri (küçük ve büyük azılar). Temel diş formülü olarak 44 dişten oluşan domuzun diş formülü kabul edilir. Memelilerin, genellikle, birbiri arkasına çıkan iki tip dişleri vardır; sütdişleri (geçici dişler) ve kalıcı dişler.

Memelilerin kalbinde kuşlarda da görüldüğü gibi sağ ve sol karıncık tümüyle birbirinden ayrılmıştır. Bu gelişim iki ayrı kan dolaşımını olanaklı kılar. Oksijen yüklü kan akciğerlerden kalbin sol kulakçığına geldikten sonra sol karıncığa geçer ve dokulara gönderilmek üzere aorta pompalanır. Alyuvarlar en yüksek düzeyde oksijeni taşıyacak biçimde evrimleşmiştir. Olgunlaştıklarında çekirdeklerinin kaybolması da oksijen taşıma kapasitelerini yükseltir.


Yalnızca memelilerde görülen bazı başka özellikler de iç organlarda ortaya çıkar: beden iç boşluğu (sölomlu) kaslı bir diyaframla ikiye ayrılır (karın boşluğu ve göğüs boşluğu). Merkez sinir sistemi yeni bir beyin bölgesinin (neokorteks; bu bölgeye nasırlı cisim, Varol köprüsü yada beyincik yarımküreleri gibi yapılarda eklenmektedir) bulunması nedeniyle çok gelişmiştir.

Dişilerde üreme organının yapısı memeli gruplarına göre değişiklik gösterir. Eteneli memelilerde üreme organı dölyatağının biçimine bağlı olarak 4 temel tip altında toplanabilir. Kemiriciler ve Lagomorpha takımında tümüyle ayrılmış 2 dölyatağı birbirinden bağımsız olarak dölyoluna açılır. Etçillerde de dölyatağı büyük ölçüde ikiye ayrılmakla birlikte dölyoluna tek bir kanalla bağlanır. Toynaklıların birçoğunda dölyatağının dallanmış dip bölümü iyice kısalmıştır, gövde bölümü ise ortaktır. İnsan da aralarında olmak üzere üstün yapılı primatlarda dölyolu basitleşmiş, öbür gruplarda görülen dallanma tümüyle ortadan kalkmıştır.